Tek Gen Hastalıkları ve Karyomapping Yöntemi

Tek Gen Hastalıkları;

Tek gen hastalıkları, tek bir gende meydana gelen ‘’ mutasyon ‘’ (Canlının sahip olduğu DNA zincirindeki yapısal bozulmalar ) veya ‘’ malformasyon ‘’ ( organ veya dokudaki yapısal bozukluk ) sonucu oluşan hastalıklardır.bugüne kadar yaklaşık 4000’e yakın tek gen hastalığı tanımlanmıştır. Otozomal dominant, otozomal resesif, X kromozomuna bağlı dominant ve resesif  Y kromozomuna bağlı ve mitokondrial kalıtımla geçiş gösterebilmektedirler. Tek hastalıklarının bazılarında birbirinden bağımsız birden fazla genetik lokus hastalığa neden olabilmektedir. Bu nedenle, mutant genin otozomal veya gonozomal kromozomlarda bulunmasına göre tekrar etme riskleri aynı hastalık için değişkenlik gösterebilir. Ülkemizde Akdeniz anemisi, beta-talasemi gibi otozomal resesif geçiş gösteren türde hastalıkların daha embriyo aşamasında ( Preimplantasyon tanı ) tanılarının yapılması büyük öneme arz etmektedir. Bu yöntem, ilgili kromozom bölgesinin tanımlandığı her tek gen hastalığı için uygulanabilir. Bunlara postnatal ( doğum öncesi ) veya prenatal ( doğum öncesi ) tanı ile analiz edilebilen tek gen hastalıklarının tümü dahildir.

Otozomal Dominant Hastalıklar;

Aynı lokusta yer bir gen çiftinin birinde oluşan fonksiyonel değişikliğin hastalığın oluşması için yeterli olduğu hastalıklar ‘’ otozomal dominant ‘’ kalıtım özelliği göstermektedirler. Bu hastalıklarda sıklıkla normal gen ürünü yapısal bir proteindir. Aile ağacı dikey bir patern göstermektedir. Genetik hastalık her kuşakta kendini gösterir ve hastalığın saptandığı kişinin ( indeks olgu ) etkilenmiş bir ebeveyni bulunmaktadır. Otozomal dominant kalıtılan hastalarda etkilenmiş kişinin çocuklarında hastalığın ortaya çıkma riski kişinin ve çocuklarının cinsiyetinden bağımsız olarak her gebelikte %50’ dir.

 

Otozomal Resesif Hastalıklar

Tek gen hastalıklarının yaklaşık olarak %3’ünü oluşturmaktadırlar. Hastalığın oluşması için aynı lokusta yer alan bir gen çiftinin her ikisinde de fonksiyonel değişikliğin oluşmasının gerekli olduğu hastalıklar ‘’ otozomal resesif ‘’ kalıtımlı hastalıklar olarak adlandırılmaktadır. Otozomal resesif hastalıklar her kuşakta kendini göstermez ve aile ağacı yatay bir patern gösterir. Ebeveynler genellikle sağlıklıdır ve hastalık aynı kuşakta indeks olgunun kardeşlerinde gözlenir. Akraba evlilikleri, kişilerin ortak bir atadan gelmeleri ve aynı mutant geni taşıma risklerinin yükselmesi nedeniyle bu hastalıkların görülme riskini arttırmaktadır.

 

 

X’e Bağlı Resesif Kalıtım;

Hastalık, cinsiyet kromozomları ( X kromozomu ) ile kalıtılması nedeniyle nadir durumlar dışında sadece erkeklerde saptanır. Erkeklerde tek bir X kromozomu bulunması nedeniyle X’e bağlı hastalıklar için taşıyıcılık söz konusu değildir. Hasta erkek bireylerin erkek çocuklarında hastalık veya taşıyıcılık riski yoktur. Anca kız çocuklarının tümü taşıyıcı olmaktadır. Kadınlarda çift X kromozomu bulunduğu için tek bir mutant gen nedeniyle hastalık ortaya çıkmaz ve kadınlar taşıyıcılardır. Taşıyıcı kadınların erkek çocuklarının hasta olma riski her gebelik için %50 iken kız çocuklarının %50 sinde taşıyıcı olma riski mevcuttur.

 

X’e Bağlı Dominant Kalıtım;

hastalık hem erkek hem kız çocuklarda gözlenir ve kalıtım paterni otozomal daminant kalıtıma benzer. Ancak otozomal dominant kalıtımdan farklı olarak X’e bağlı resesif hastalıklarda olduğu gibi hasta erkeklerin Y kromozomunu vermeleri ve hastalığın X kromozomu üzerinde kalıtılması nedeniyle erkek çocuklarında hastalığın görülme riski yoktur. Hasta kadınlar gebelikte hastalığın kız ve erkek çocuklarda görülme riski eşit ve %50’dir.

 

Pgt Uygulanabilen Hastalıklar;

OTOZOMAL RESESSİF OTOZOMAL DOMİNANT

X ‘ E BAĞLI

Kistik Fibrozis

Tay Sachs Hastalığı

B-talassaemi

Orak Hücre Anemisi

Rh Grubu Tayini

Spinal Müsküler Atrofi

Adrenoh-genital Sendrom

Konjential Adrenal Hiperplazi

Epidermolizis Bülloza

Gaucher Hastalığı

Fanconi anemisi

HLA Uyumu

Üçlü tekrar Hastalıkları

Frajile X

Miyotonik Distrofi

Huntington Hastalığı

Marfan Sendromu

Charcot-Marie Tooth Hastalığı (type 1A)

Crouzons Sendromu

NF2

Osteogenesis İmpeerfekta I-IV

Stickler Sendromu

Tuberoz Skleroz

Familyal Adenomatöz Polypozis Koli

Li Fraumeni Sendromu

Retinoblastoma

Lesch Nyhan Sendromu

Duchenne Kas Distrofisi

Charcot-Marie Tooth Hastalığı

Retinitis Pigmentoza

Ornitin Transkarbamilaz

Hemofili

Agammaglobulinemi

Alport Sendromu

Hunter Sendromu MPSII

Oro-facial-digital Semdromu TipI

 

Karyomapping;

Tek gen hastalıkları için PGT işlemi özel testlerin yanı sıra hastalığın kesin tanısını ve hastalıkla ilişkili mutasyonun kesin tespit edilmiş olmasını içermektedir. Günümüzde aktif olarak kullanılan PGT tek gen işlemlerinde, aile üyelerine ait genetik materyal incelenerek bir hazırlık aşaması işlemi gerçekleştirilmekteydi. PGT yapılacak belirli bir gen bölgesi için genin yakınında yerleşim gösteren kısa tandem tekrarlar ( STR ) incelenmektedir. PGt testi isteyen her bir öift ve her bir gen için ise ayrı ayrı ön hazırlık gerektiren bu sistem 2-4 ay süren bir ön çalışması gerekli kılmaktadır.

Karyomapping uygulamasında ise bu vb. bir ön hazırlık gerekmemektedir. Karyomapping ile ilgili gen için etkilenmiş bir akrabanın veya hasta bir çocuğun bulunması ve anne ile babadan elde edilen DNA bu uygulama ile tanı koymaya yeterli olmaktadır. Yöntemde SNP genotipleme ( Tek nükleotid değişimlerin belirlenmesi ) kullanılmaktadır. Her bir embriyo için tüm SNP bölgeleri taranarak genetik bozukluğun hangi ebeveynde hangi allel den kaynaklandığını berlirlenmektedir. İnsan genomu üzerinde yer alan 300.000 den fazla SNP incelenerek gerçekleştirilen yöntem ile tüm tek gen hastalıklarının ve HLA bölgelerinin taranması mümkün olabilmektedir. 300.000 den fazla SNP bölgesi mikrochip teknolojisi ile mikroarraylere yerleştirilmiş vurumdadır. Bu sayede ise allelde majör riski oluşturan tek gen hastalığı embriyolarda taranırken aynı zamanda tüm kromozomlar açısından anormallik de belirlenebilmektedir. Günümüzde tek gen hastalıkları için yapılan STR taramalarına dayalı yöntem ile array CGH ile yapılan yöntemi ile elde edilen sonuçların bir arada görülmesi sağlanabilmektedir. Tüm kromozomların incelenmesi ve tek gen hastalığı uzun süreli bir ön hazırlık gerektirmeksizin embriyolarda direk olarak incelenebilmekte normal olan embriyoların transferi gerçekleşmektedir.

 

Şevval ÇAKIR

 

Kaynakça;

  1. https://neu.edu.tr/wp-content/uploads/2015/11/tek_gen_hastaliklarinda_preimplantasyon_genetik_tani.pdf
  2. http://www.marmaramedicaljournal.org/pdf/pdf_MMJ_716.pdf
  3. http://www.tupbebek-genetik.com/ayin-konusu/karyomapping-tek-gen-hastaliklari-icin-hizli-bir-pgt-yontem/
  4. http://image.slidesharecdn.com/tbbi-biyoloji-ve-genetik-ders-7-140717082910-phpapp02/95/kaltm-biimleri-18-638.jpg?cb=1405585825

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şevval ÇAKIR

Şevval ÇAKIR

23 Şubat 1995 yılında İstanbul’da doğdum. Orta öğrenimimi Mehmet Pisak Anadolu Lisesi’nde tamamladım. Lise yıllarımda iki yıl Teşvikiye İhtisas Spor Kulübünde voleybol oynadım. Ortaokul dönemimde başladığım tiyatro eğitimimi Muammer Karaca Tiyatrosu bünyesinde beş yıl süresince devam ettirdim. Lisede alan seçerken biyolojiye olan ilgim beni genetik alanındaki çalışmaları okumaya yönlendirdi. Mikroorganizmalardan insan genetiğine uzanan yaşamın moleküler temelleri meslek seçimimde etkili oldu. Lise bittikten sonra moleküler biyoloji ve genetik üzerine çalışmaya karar verdim. 2014 yılında Bartın Üniversitesi / Fen Fakültesi / Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nü kazandım. Lisans dönemim boyunca deney hayvanları üzerine aldığım dersler, akademik hayatım içerisinde araştırmaktan en çok keyif aldığım derslerdendi. Golden Retriever cinsi dişi bir köpeğim var ve bölümde hayvan genetiğiyle ilgili aldığım her ders bende, onun sayesinde, daha fazla merak uyandırdı. Lisans dönemi içerisinde İstanbul Üniversitesi’nin düzenlediği “Moleküler Biyoloji ve Genetik Kış Okuluna katılma fırsatı yakaladım. Moleküler Biyoloji ve Genetik alanında uzmanlaşmış bilim insanlarının verdikleri seminerlerde çok şey öğrendim. Evrim ve genetik üzerine kitaplar okuyarak kendimi geliştirmeye gayret ettim. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi - İç Hastalıkları Anabilim Dalı - Moleküler genetik laboratuvarı bünyesinde stajımı tamamladım. Stajda özellikle genetik hastalıklarla ilgili öğrendiklerim beni genetik mühendisliği ve kanser genetiği alanında çalışmalara yönlendirdi. Bu alanlarda çalışmak istiyorum. 2018 yılında “Polen Morfolojisi ve Adli Tıpta Palinoloji” hakkında tezimi tamamlayıp 3.16 ortalamayla mezun oldum. Geldiğim noktadan moleküler biyolojinin ülkemizdeki durumu hakkında gözlemlediğim şudur ki bence moleküler biyoloji eğitimi ve öğretimi biyolojinin farklı dallarında uzmanlaşmak için de günümüzde gerekli ve zorunlu bir hale gelmiştir. Ben de bu alandaki arayışlarımı yurt dışı ayağında ilerletmek ve kendimi geliştirme gayesindeyim.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.