Genetiğimizin Beslenmedeki İnanılmaz Rolü

Beslenme; büyüme, gelişme, sağlığı koruma ve geliştirme ve yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla vücudun gereksinimi olan besin öğelerinin alınıp vücutta kullanılmasıdır.

Besinlerin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin araştırılması iki temel gözleme dayanmaktadır:

  • Nütrisyonel çevre, gen ekspresyonunu etkilemektedir.
  • Bireyin genotipine bağlı olarak besin öğelerinin metabolizması değişmekte ve sağlık durumu etkilenmektedir.

Peki Neden Kişiye Özel Diyet ?

Dünyanın en yaşlı insanı Charlotte Benkner, 114 yaşında öldü ve adı da Ohio’da bir yemek salonuna verildi. Neden yemek salonu? Çünkü dünyanın en yaşlı insanı olma sıfatına erişen Benkner, çok fazla yemesiyle tanınırdı. Hatta hakkında kaleme alınan bir yazıda iştahı için “doymak bilmez” deniyordu. Bu bile, ortalama bir insanın moralini bozmaya yetiyor. Biz günde üç öğün brokoli yesek bile 70 yaşına anca varırken, Benkner nasıl oluyor da pirzola ve pasta yiyerek bu kadar çok yaşayabiliyordu?

Bu sorunun yanıtı, her bireyin diyete gösterdiği tepkinin farklı olmasıdır. Bir gıdayı belirli bir miktar alım bazı bireyler için risk iken diğerleri için değil; tersine bazıları için yarar sağlarken bazıları için yararlı olmayabilir. Bu farklılıklardan genetik faktörler kısmen sorumludur.

NUTRİSYONAL GENOMİKS

En basit haliyle nutrisyonal genomiks, diyetin bireyin genetik bütünlüğüne veya genotipine uygun olması fikrine dayanır. Bir kişinin genomuna 23.000 kadar gen seti dahildir. Genler ve beslenme arasındaki ilişkiyi araştırabilmek için bilim adamlarının, bir kişinin genotipinin, fiziksel özellikleri ya da hastalık riskiyle (fenotipiyle) nasıl ilgili olduğunu anlaması gereklidir.

Nutrisyonal genomik esas itibariyle 2 alt başlıkta toplanır.

  1. Nutrigenomik: Fizyolojik değişikliklerle sonuçlanan genom, proteom ve metabolom üzerine diyetin etkisini araştırır.
  2. Diyet ve sağlık arasındaki ilişkide genetik çeşitliliğin önemini araştırır.

Genlerdeki bu bireysel farklılıklar kişilerin;

– Farklı fiziksel özelliklerinden,

– Hastalıklara yatkınlıklıklarından,

– Hastalıklara dirençlerinden sorumludur.

Örneğin inflamasyonla ilgili IL-6 ve TNFalfa genlerinde bir değişiklik varsa kalp hastalıkları ve immün sistem hastalıkları riski artar. Bu durumda Omega 3 tüketilmesi gerekir.

Kardiyovasküler hastalıklardaki benzer bağlantıları incelemiş olan Tufts Üniversitesi’nden biyokimya uzmanı Jose Ordovas, “İyi beslenmek istiyorsanız bunun reçetesi ancak kişiye özeldir; yani sizin kendi gen diziliminize bağlıdır” diyor.

 

Rumeysa KÖK

 

Kaynakça:

1-https://evrimteorisionline.com/2011/03/31/besin-ve-gen-iliskisi/

2-https://acikders.ankara.edu.tr/mod/resource/view.php?id=16735

 

 

 

 

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.