Kromozom Bantlama Teknikleri

Kromzom Bantlama Teknikleri

İnsan sito-genetiği, 19. Yüzyılın sonlarında, kromozomların yapı, işlev ve evrimini araştıran bir araştırma alanı olarak ortaya çıkmıştır. Flemming 1982’de ilk kromozom çizimlerini yayımlamış, 1988’de ise ilk kez Waldeyer ‘’Kromozom’’ terimini kullanmıştır. 1955 yılında ise Hsu, ford ve Levan insan kromozomlarının sayısının ‘’ 2n=46 ‘’ olduğunu göstermiştir. 1970’li yılların başında G-, R-, C- ve NOR bantlama teknikleri başarılı uygulamalarda kullanılmaya başlanmıştır. Bunu High-Resulation bantlama teknikleri ve FISH teknikleri izlemiştir.

Kromozom Morfolojisi Ve Sayısı

Karyotip; Bir birey veya bir türün kromozom morfolojisi, sayısı ve büyüklüğünü ifade etmektedir.

İdiogram; kromozomöarın grafik olarak gösterimidir ve bir hücre içindeki ölçüm ve gözlemlere dayanmaktadır.

Karyotipler ‘’Mayotik’’ ve ‘’Mitotik’’ kromozomlara dayanmaktadır ve kromozom bantlama yöntemleri ile detaylı bir biçimde analizi yapılabilmektedir. Kromozomlar genellikle en büyük kromozomdan en küçüğüne doğru sıralanmaktadır.

Kromozomların Gözlemlenmesinde Kullanılan Kimyasallar

  • Hücre bölünmesinin teşviki
  • Fitohemaglutinin
  • Hidroksiürea, Ametopterin, Soğuk uygulaması
  • Kolsişin, a-bromonaftalin, Hidroksikuinolin, Hipotonik uygulaması
  • Feulgen ( DNA’ya özel), Giemsa, Karmin
  • Hücre eşleşmesi
  • İğ ipliklerinin durdurulması ve kromozomların ayrılması
  • Kromozom boyama

Kromozom Bantlama Tekniklerinin Tarihçesi

Boyama veya Bantlama Yöntemi  

Araştırıcı Yıl

Q Bantlama

Caspersson, Zech, Johansson

1970

G- Bantlama (Tripsin) Seabright 1971
G- Bantlama (Acetic-Saline) Sumner, Evans, Buckland 1971
C– Bantlama Arrighi, Hsu 1971
R- Bantlama (Sıcak ve Giemsa) Dutrillaux, Lejeune 1971
G- II Boyama Bobrow, Madan, Pearson 1972
Antikor Bantlama Dev ve ark. 1972
Gümüş (NOR) Boyama Howell, Denton Diamond 1973
Yüksek Ayırıcı Bantlama Yunis 1975

 

Kromozom Bantlama Yöntemleri

Kromozomal Bantlar

Ana band bölgeleri sayılar ile gösterilir.

Kromozom Bantlama Yöntemleri  

  • Q- Bantlama
  • G- Bantlama
  • C- Bantlama
  • R- Bantlama
  • T- Bantlama
  • Gümüş ( NOR ) Boyama
  • DAPI Distamisin A Boyama 

 Q- Bantlama;

İnsan kromzomlarını tanımlamak için kullanılan ilk yöntemdir. Kromozomlar floresan boya ile boyanır. Bu bantlama ile spesifik kromozomların ve yapısak yeni düzenlemelerin belirlenmesi sağlanmaktadır. Özellikle Y Kromozomunun ( aynı zamanda interfaz nukleusunda ki Y cisimciğininde ) ve satallitlerle bağlantılı çeşitli polimorfizmlerin ve spesifik kromozomların sentromerlerinin ayrımında kullanılmaktadır. A-T’ den zengin bölgeler daha parlak olarak boyanmaktadır.

G- Bantlama;

En sık kullanılan bantlama yöntemidir. Preparatlar bir proteaz olan tripsin ile muamele edilerek histon ve non-histon proteinler denatüre edilir. Sonuçta açıkta kalan DNA giemsa ile boyanır.  G bantlama ile 400-700 arasında bant değerlendirilir.  Böylece A-T açısından zengin olan bölgeler daha koyu boyanır. Bu bantlar kromozoma özgüdür ve kromozomların kesin tanısında kullanılmaktadır. Ayrıca bu bantlar sayesinde translokasyon, inversiyon, delesyon gibi kromozomal hastalıkların belirlenmesinde kullanılmaktadır.

C- Bantlama;

Özellikle sentromerik bölgelerin boyanmasında ve diğer heterokromatin yapı içeren bölgelerin boyanmasında kullanılmaktadır. Örneğin; insan kromozomlarından 1, 9, 16 ‘nın ikincil kontriksiyonlarında ve Y kromozomunun uzun kolunun distal parçasında heterokromatin yapılar bulunmaktadır.

R- Bantlama;

R- Bantlama ile G bantlamanın tam tersi bir bant örneği elde edilmektedir. C-G’den zengin ökromatin bölgeler koyu renk veya parlak floresan boyanırlar. A-T’den zengin heterokromatin bölgeler ise açık renk veya flouresan mat boyanırlar. G ve Q bantlamada soluk olarak boyanan telomerik bölgelerin koyu olarak boyanmasına imkan tanır. Kromozomların uç kısımlarını kapsayan anomalilerin değerlendirilmesinde kullanılmaktadır.

 

T- Bantlama;

Telomeri boyamam için kullanılan tekniktir.

Gümüş (NOR) Boyama;

Bu yöntemle yalnızca akrosentrik kromozomların satellitlerindeki nukleolus organizasyonundan sorumlu bölgeler boyanmaktadır. Bu bölgelerde ribozomal RNA yada proteinler içeren genler bulunur ve gümüş nitrat ile boyanmaktadır.

DAPI Distamisin A Boyama;

İnsan kromozomlarının 1., 9., 15., ve 16. Kromozomları, Y kromozomunun uzun kolunu boyar ve perisentrik kırılma noktalarının belirlenmesinde kullanılmaktadır.

 

 

Şevval ÇAKIR

 

Kaynakça;

  1. https://prezi.com/ziwuivdfu2xp/kromozom-elde-etme-yontemleri/
  2. https://prezi.com/u_65dgv_bolc/kromozom-bantlama-teknikleri/
  3. http://acikerisim.baskent.edu.tr/bitstream/handle/11727/1743/38ad83709c68e0e175e3f81e38cc8e42.ppt?sequence=2&isAllowed=y
  4. https://studylibtr.com/doc/682247/boyama-analiz-kromozom-boyama–bantlama-
  5. http://aves.comu.edu.tr/ImageOfByte.aspx?Resim=8&SSNO=2&USER=805

 

Şevval ÇAKIR

Şevval ÇAKIR

23 Şubat 1995 yılında İstanbul’da doğdum. Orta öğrenimimi Mehmet Pisak Anadolu Lisesi’nde tamamladım. Lise yıllarımda iki yıl Teşvikiye İhtisas Spor Kulübünde voleybol oynadım. Ortaokul dönemimde başladığım tiyatro eğitimimi Muammer Karaca Tiyatrosu bünyesinde beş yıl süresince devam ettirdim. Lisede alan seçerken biyolojiye olan ilgim beni genetik alanındaki çalışmaları okumaya yönlendirdi. Mikroorganizmalardan insan genetiğine uzanan yaşamın moleküler temelleri meslek seçimimde etkili oldu. Lise bittikten sonra moleküler biyoloji ve genetik üzerine çalışmaya karar verdim. 2014 yılında Bartın Üniversitesi / Fen Fakültesi / Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nü kazandım. Lisans dönemim boyunca deney hayvanları üzerine aldığım dersler, akademik hayatım içerisinde araştırmaktan en çok keyif aldığım derslerdendi. Golden Retriever cinsi dişi bir köpeğim var ve bölümde hayvan genetiğiyle ilgili aldığım her ders bende, onun sayesinde, daha fazla merak uyandırdı. Lisans dönemi içerisinde İstanbul Üniversitesi’nin düzenlediği “Moleküler Biyoloji ve Genetik Kış Okuluna katılma fırsatı yakaladım. Moleküler Biyoloji ve Genetik alanında uzmanlaşmış bilim insanlarının verdikleri seminerlerde çok şey öğrendim. Evrim ve genetik üzerine kitaplar okuyarak kendimi geliştirmeye gayret ettim. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi - İç Hastalıkları Anabilim Dalı - Moleküler genetik laboratuvarı bünyesinde stajımı tamamladım. Stajda özellikle genetik hastalıklarla ilgili öğrendiklerim beni genetik mühendisliği ve kanser genetiği alanında çalışmalara yönlendirdi. Bu alanlarda çalışmak istiyorum. 2018 yılında “Polen Morfolojisi ve Adli Tıpta Palinoloji” hakkında tezimi tamamlayıp 3.16 ortalamayla mezun oldum. Geldiğim noktadan moleküler biyolojinin ülkemizdeki durumu hakkında gözlemlediğim şudur ki bence moleküler biyoloji eğitimi ve öğretimi biyolojinin farklı dallarında uzmanlaşmak için de günümüzde gerekli ve zorunlu bir hale gelmiştir. Ben de bu alandaki arayışlarımı yurt dışı ayağında ilerletmek ve kendimi geliştirme gayesindeyim.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.