Kenevirde Kullanılan Pestisitler ve Biyoteknolojik Seleksiyon ve Melezleme Çalışmaları

Kenevir, Cannabaceae familyasında yer alan, tek yıllık, otsu ve çok yönlü kullanım
potansiyeli olan bir endüstri bitkisidir. Tarihin en eski endüstriyel bitkilerinden biri olan
kenevir, ilaç, gıda, kâğıt, biyoyakıt, tekstil, kozmetik, inşaat ve otomotiv sektörüne kadar
oldukça geniş yelpazede kullanım alanına sahiptir. Ancak kenevir üretim ve tüketim pazarının
uzun yıllardır yasaklı olması nedeniyle bu türün zararlılar ve hastalıklar karşısındaki durumu
hakkında yapılmış kapsamlı çalışmalar eksiktir. Son yıllarda kontrollü serbestîye sonrası
uygun pestisit ve biyoteknolojik yöntem kullanımı öne çıkmaktadır. Bu derleme makalede,
kenevir bitkisindeki böcek ve mikroorganizma (MO) kovucu özellikleri, bitki üzerindeki
tarım zararlıları, ağır metal tutulumu, bitkiye has patojen canlılara ve hastalıklarına ve
bunların insan sağlığındaki bazı etkilerine değinilmektedir.


Kenevirde Mikroorganizmalar ve Pestisit Kullanımı
Kenevir, diğer bitkiler gibi mikroorganizma (MO) ve pestisitlerden kontamine
olabilmektedir. Ayrıca diğer bitkilere nazaran ağır metalleri kendine çok daha fazla
çekmektedir ve bu inorganik kimyasalların insan sağlığı için son derece zararlı olduğu
bilinmektedir. Kenevir üzerindeki MO çeşitlerinden bazı bakteri ve mantarlar, bitkinin
mikrobiyomunun bir parçasıdır. Bir mikrobiyom, genelde birbirine faydalı olabilen ekolojik
topluluktur. Bunu tamamlayan, sağlıklı bitki köklerinde yaşayan bazı mantarlar tespit
edilmiştir. Ancak bu canlılar bitkiye fayda sağlarken insanda hastalığa neden
olabilmektedirler (1).
Kenevir genellikle üzerine zararlı MO ve böcek çekmeyen bir bitki olarak bilinir
ancak bol miktarda patojenin bitkiye saldırdığı araştırmalarla sabittir. Hatta bazı fitopatojenler
bu bitkiye özgüdür. En az 88 mantar türü hastalığa neden olmaktadır. Fitopatojenler,
çoğunlukla bağışıklığı baskılanmış insanları enfekte etseler de sağlık için her zaman bir tehdit
unsuru olduğu görülmektedir (1).
Kenevir bitkisinin uçucu aromatik terpenoid maddeleri ve yapışkan sıvı
kannabinoidleri ile doğal bir böcek ve MO kovucu özelliklere sahiptir. Bu kimyasallar
arasında alfa ve beta pinen, limonen, terpineol ve borneol bulunur ve bu terpenler
yapraklardan ziyade dişi ve olgun bitkinin çiçek salkımları tarafından üretilir. Kannabinoidler
bitkiye fiziksel mekanik bir savunma da sağlarlar. Yaprak yüzeyinden geçen küçük bir zararlı
canlı, zayıf bir şekilde bağlanmış küresel reçine rezervuarlarını parçalayabilir ve reçine içinde
tuzağa düşebilir. Terpenler ayrıca çevredeki bitki örtüsünün büyümesini bastırmaya da neden
olabilmektedir. Ancak bu maddelerin çoğu çok genç bitkilerde ve her türde olmadığından her
kenevir için geçerli değildir (2).
Bitki yetiştiriciliğinde zararlılara karşı pestisit kullanımı çok yaygın ve eski bir
yöntemdir ve kenevir bitkisi için de bu bir istisna değildir. kenevir, diğer bitkilere benzer
şekilde zararlı MO enfeksiyonlarına yatkındır. Pestisitler 7 ana gruba ayrılır. Bunlar: böcek,
akar, mantar, kemirgen, yumuşakça, kılcal solucan ve bitki öldürücülerdir. Araştırmalar,
pestisit kullanımının bu bitki için de yaygın olduğunu ve kimyasal kalıntılarının ürünlerinde
varlığını sürdürdüğünü göstermektedir (3).
Tespit edilen en yaygın pestisit tipleri böcek ve akar öldürücüler ile mantar
öldürücülerdir. Kenevir Güvenlik Enstitüsü özellikle böcek ilacı kalıntılarının izin verilen
limitleri aşan seviyelerde bulunduğunu rapor etmiştir. Dahası, birçok pestisitin
metabolitlerinin (Metabolik kimyasal işlem sonucu ortaya çıkan ara ürünler) ana
bileşiklerinden daha toksik olduğunu bildirmektedir. Pestisitlerin ve metabolitlerin çoğu
merkezi sinir sistemini hedef almakta, başka kimyasallara bağlanarak epilepsi ve diğer
nörolojik rahatsızlıkları tetikleyebilmektedir (3).


Kenevirde Tarım Zararlılarının Yaptığı Hastalıklar
Kenevir bitkisinde hastalık yapan patojenler; mantar, virüs, bakteri, bitki parazitleri ve
nematodlardır. Kenevir kanseri yaygın olarak Sclerotinia sclerotiorum’dan kaynaklanır ve
genellikle bitkinin en önemli ikinci hastalığı olarak görülür. Fusarium solani genellikle kök
çürüklüğü ile ilişkilendirilir. Fusarium ve Verticillium solgunluk, yanıklık ve yaprak
lekelerine neden olur. Küf ve fidelerin erimesine, başka mantar çeşitleri de neden olabilir,
fakat çoğu Pythium cinsinden kaynaklanır. Kenevir yetiştirmede 5 virüs oldukça önem arz
eder. Bunlar; kenevir çizgi virüsü (HSV), yonca mozaik virüsü (AMV), salatalık mozaik
virüsü (CMV), arabis mozaik virüsü (ArMV) ve kenevir mozaik virüsüdür (HMV). Kenevir
virüsleri yaprak bitleri tarafından taşınmaktadır (4).
Ortalama 300 böcek türünün kenevire zarar verdiği, ancak çok azının önemli hasara
yol açtığı tespit edilmiştir (5). Gövde, lif kenevirinin önemli kaynağı olup, burada en zarar
vericiler mısır kurdu (Ostrinia nubilalis) ve bitkinin tohumları dahil çoğu kısmını yiyen
kenevir kurdu (Grapholita dilineana ve G. tristrigana) tırtıllarıdır (6). Kenevir bitkisinde
hastalık ve zararlılara duyarlılık, yetiştirme koşullarına göre farklılık göstermektedir. Örneğin,
lif bitkileri çok yoğun tarlalarda büyütülür ve gövde etrafında yüksek nem olursa mantar
hastalıklarının enfeksiyonları artar. Ek olarak, bitki sıklığından kaynaklanan yoğun gölgelik
alan, birçok böceğin koruyucusudur (7).


Kenevirde Depolamada Görülen Olumsuzluklar
Bakteri ve mantarlardan oluşan MO çeşitleri gibi fitopatojenlerden daha büyük bir
tehlike ise hasat sonrası depolama koşullarından kaynaklanmaktadır. Bu durumda birçok MO
düşük oksijen seviyesi ve nemden dolayı ölü bitkileri istila eder. Mantarlar tarafından üretilen
mikotoksinler insanda karaciğer ve böbrek için toksik ve aynı zamanda kanserojendir. Bazı
mantarların endosporları üretcilerin akciğerlerinde hasar veya hassasiyet meydana getirebilir.
Mikrobiyal kontaminasyonu önlemenin en iyi yolu doğal koruma ve doğal pestisit
yöntemleridir. Kimyasal pestisitlere başvurmadan nemi kontrol ederek biyolojik kontrolleri ve
doğal avcıları kullanmak bu stratejiye girer (1).
Gama radyasyonuna ek, sterilize etmenin diğer üç yolu olarak gaz plazma,
otoklavlama ve etilen oksit gazından geçirme işlemleri uygulanmış ancak bu yöntemlerin bitki
öz kimyasallarını azalttığı gözlemlenmiştir (1).


Değerlendirme
Kenevir bitkisi genel olarak zararlılara karşı dirençli olarak bilinse de ekim bölgesi,
türü ve çevre şartlarına göre öncesinde ve yetişme zamanında limit değerlerinde pestisit,
özellikle yabani ot ilacı ve mikrobiyomuna özel doğal koruma yöntemleri kullanmak faydalı
olabilir. Bunun için uygulanacak programdaki başlıca araştırma disiplinleri; bitki ıslahı, bitki
fizyolojisi, yetiştirme tekniği, hastalık, zararlılar ve bitki biyoteknolojisidir. Bu kapsamda
kenevir yetiştiriciliğinin yapılması için, bölgenin ekosistem koşullarına uygun çeşitlerin
geliştirilmesi ya da ithal endüstriyel kenevir çeşitlerinin tohumlarının ve ülkemizde bulunan
yerel tohumlarının toplanarak, öncelikle uygun bölgelerde çok yıllık adaptasyon
çalışmalarının başlatılması gerekli olacaktır. Ek olarak, Türkiye’nin iklim, toprak ve MO
koşullarına uygun çeşitlerin geliştirilmesine yönelik biyoteknolojik seleksiyon ve melezleme
çalışmalarının başlanması oldukça önemli olacaktır. Kenevir bitkisi olumsuz bir şöhrete sahip
olsa da biyoteknolojik ıslah çalışmaları, endüstri için uygun türlerinin kullanımı ve yeşil
kimya ilkelerine göre doğru şekilde yetiştirilmesiyle yakın gelecekte ekolojik ve ekonomik
kritik bir hammadde kaynağı olacağı beklenmektedir. Bu bitkinin döngüsel ekonomide faydalı
olabilmesi için bu modellemelerin çok iyi yapılmasına ve kapsamlı bilimsel araştırmalara
ihtiyaç vardır.

Yazarlar;

Mehmet ŞENUZAR / Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü

Fatih KÜÇÜKUYSAL / Kimyager, Yazar ve Danışman


REFERANSLAR
(1) McPARTLAND, J. M. ve McKERNAN, K. J., (2017). Contaminants of Concern in
Cannabis: Microbes, Heavy Metals and Pesticides. Springer International Publishing
AG 2017 S. Chandra et al. (eds.), Cannabis sativa L. – Botany and Biotechnology,
(2) PATE, D. W. (1994). Chemical ecology of Cannabis. Journal of the International
Hemp Association 2: 29, 32-37.
(3) TAYLOR, A. ve BIRKETT, J. W. (2019). Pesticides in cannabis: A review of
analytical and toxicological considerations. Drug Test Anal. 2020 Feb;12(2):180-190.
(4) McPARTLAND, J. M., CLARKE, R. C. ve WATSON, D. P. (2000). Hemp diseases
and pests: management and biological control: an advanced treatise. CABI
(5) McPARTLAND, J. M. (1996). A review of Cannabis diseases. Journal of the
International Hemp Association, 3 (1), 19-23.
(6) CLARKE, R. C. ve WATSON, D. P. (2002). Botany of natural Cannabis medicines.
Cannabis and Cannabinoids. Pharmacology, Toxicology And Therapeutic Potential, 3-
13.
(7) McPARTLAND, J. M. (1999). A survey of hemp diseases and pests. Advances in
Hemp Research. Food Product Press, NY, USA, 109-128.

Fatih Küçükuysal

Ege Üniversitesi 1998 Fen Fakültesi Kimya Bölümü, Anadolu Üniversitesi 2014 “Sağlık Kurumları İşletmeciliği”, 2016 “Sosyal Hizmetler” ve 2019 “Medya & İletişim” mezunudur. 8 yıl özel ve kamu okullarında kimya ve fen & teknoloji öğretmenliği yaptı. Çeşitli kişisel gelişim eğitimlerini tamamladı. Avrupa Birliği fonuyla yurtdışında çeşitli genç ve yetiştin eğitim programlarında bulundu. Belediye, üniversite, kamu ve özel okullarda, ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarında “Evde Yapılabilen Ekolojik Kimyasal Ürünler” atölyeleri yaptı. İstanbul ve şehir dışında “Ekolojik Yeşil Kimya İlkeleri” “Yeşil Teknoloji ve Geleceğin Eko Meslekleri” ve “Endüstriyel Kenevir ve Eko-Tarım” ve “Endüstriyel ve Doğal Plastikler” ve “İklim Değişimine Karşı Sıfır Atık ve Tasarruf” ve “Stres Yönetimi ve Farkındalık” seminerleri verdi. Bu konularla ilgili çeşitli kişisel gelişim merkezlerinde bireysel ve grup çalışmaları yönetti. Şu an İstanbul ve şehir dışında eğitim ve danışmanlık çalışmaları yapmakta, kamu yararına sosyal projeler tasarlamaktadır ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında aktif görevdedir. Kimya ve sürdürülebilir yaşam farkındalığıyla ilgili televizyon, radyo, gazete ve dergilere röportaj vermekte aynı zamanda Yalova Üniversitesi Polimer Malzeme Mühendisliği’nde 3D yazıcılar için biyobozunur plastikler üzerine yüksek lisans yapmaktadır. “Karartı” adlı kimyasalların savaşlarda kullanılmasını konu alan ve “Kimyasal ve Fiziksel Dezenfektanlar” adlı dezenfektanların doğru kullanımını konu alan kitapların yazarıdır. Mail: fkuysal@gmail.com Web Site: www.fatihkucukuysal.com

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.