Renkli Oyuncaklardaki Gizli Tehlike

Renksiz bir hayat düşünebilir misiniz?

Renk üzerine  Amerikalı felsefeci, yazar ve bilişsel bilimci Daniel C. Dennett şöyle diyor. “Dünyada renk yoktur; renk sadece bakanın gözünde ve beyninde oluşur. Nesneler ışığın farklı dalga boylarını yansıtırlar, ancak bu ışık dalgalarının rengi yoktur.”

Renk yalnızca optik bir yanılsamadan ibarettir ancak ürünlere renk kazandıran pigmentlerin sağlığımız üzerindeki etkileri bir yanılsamadan çok fazlasıdır.  Hayatımızın neredeyse her anında yer alan boyalar kullandığımız her üründe mevcut. Kullanılan bu boyalardaki renk pigmentleri iyi üretilmemiş ve iyi saflaştırılmamış ise sağlığımızı olumsuz yönde etkileyebilir. Söz konusu çocuklarımızın sağlığı olduğunda bu konu daha fazla önem kazanmaktadır.

Bilindiği üzere çocuklarımızı eğlendiren oyuncakların neredeyse tümü gerek dikkat çekmek, gerekse ruhsal ve zihinsel gelişimlerini desteklemek amacıyla oldukça renkli üretilir. Bu avantajları ile beraber bazı dezavantajları da bulunmakta. Özellikle renk pigmentleri ile oyuncaklara geçen zararlı kimyasallar ciddi sağlık sorunları oluşturabilir.

Renkli oyuncaklar üzerine bir liste oluşturmak gerekirse birinciliği hiç kuşkusuz çocukların keyifle oynadığı ve küçük yaşlarda tanıştığı oyun hamurları alır. Oyun hamurları yumuşak olmaları, el ile şekil verilmesi gibi faktörlerden dolayı katı malzemeler ile üretilmiş oyuncaklardan daha fazla risk içerir. Eğer kaliteli bir ham maddeden üretilmemiş ise çocuklarda ciddi sağlık problemleri oluşturabilir. Oyun hamurlarına el ile şekil verilir ve ellerimiz oldukça geçirgen deri yapısı ile bu ürünlerin içerisinde bulunan kanserojen kimyasalları geçirebilir. Oyun hamurunun ağza alınması veya yutulması gibi durumlarda ciddi sağlık sorunları meydana gelebilir.

Oyun hamurlarında üretim proseslerinden kaynaklı ağır metal kalıntıları bulunabilir. Ürünler kaliteli ham maddeden üretilmemiş ise ağır metal kalıntı oranı günlük maruz kalma oranının oldukça üzerinde olabilir.

Oyun hamurlarında ağır metallerin başlıca kaynağı renk vermek amacıyla konulan renk pigmentleridir. Alüminyum, kadmiyum, krom, kobalt, demir, çinko, kurşun, titanyum ve bileşikleri üretimde kullanılan başlıca katkı malzemeleridir.

Bu boyalar üretilirken kullanılan kimyasallar ağır metal içeriklidir ve iyi bir saflaştırma prosesine tabi tutulmaz ise kalıntı oranı artar. İyi bir saflaştırma prosesi yüksek kalite ve yüksek ham madde maliyeti demektir. Yüksek ham madde maliyeti ise yüksek ürün maliyeti getirir. Aslında kaliteli ve kalitesiz veya ucuz ve pahalı ürünleri bir birinden ayıran temel prensip kullanılan ham maddelerin kalitesi ve saflık derecesidir. Bununla beraber her ne kadar saf ham madde kullanılmış olsa bile düzenleyici prosedürler gereği bu tür ürünlerin analizi yapılmalı ve saf oldukları belgelenmelidir.

Ağır metallerin vücuda zararları nelerdir?

Ağır metaller vücuda girdiğinde vücuttan atılamazlar. Vücutta biriken ağır metaller hafıza kaybı, kısırlık, kanser ve büyüme hormonlarını olumsuz etkileyerek çocuklarda gelişim problemlerine yol açar.

Başlıca etkilerini şu şekilde sıralamak mümkün;

  • Alüminyum; Solunum iritanı
  • Kadmiyum Oksitler; Kanserojendir, solunum sisteminde iritasyon, boğaz ağrısı ve kuruluğu, göğüs ağrısı ve solunum güçlüğü. Kronik etkileri arasında böbrek rahatsızlıkları ve amfizem yer alır.
  • Krom; Akciğer kanseri riskini arttırır. Bazı kişilerde deri iritasyonu gelişebilir. Bazı formları kanserojendir (altı değerlikli krom bileşikleri).
  • Demir Oksitler; Sideroz – akciğerlerde toplanan partiküllerin yol açtığı iyi huylu bir akciğer hastalığıdır. Akut belirtileri arasında burun ve akciğerlerde iritasyon yer almaktadır. Maruziyet sona erdiğinde genellikle temizlenir.
  • Kurşun; Sinir sistemi, böbrekler, sindirim sistemi ve zihinsel kapasite üzerinde kronik etkileri vardır. Kurşun zehirlenmesine yol açabilir.

Ürün güvenliği nasıl sağlanır?

Bu sorunun en net cevabı yine düzenleyici yasalar ile verilebilir. Ülkeler ürün güvenliğini Dünya çapında kabul gören otoritelerin kesin kurallarına göre düzenlenmiş prosedürleri üzerinden sağlar. Bu prosedürler ürün güvenliğinin nasıl sağlanacağını ve hangi analizler ile belgeleneceğini düzenler.

Çocuk ürünlerinde kullanılan boyaların çeşitli analizleri vardır. Bu analizler kalite kontrol laboratuvarlarında analize göre uygun analitik cihazlarla gerçekleştirilir.
Ülkemizde geçerli ve kabul gören düzenleyici standart “EN 71/3 ( Migration of Some Elements / Safety of Toys)” standardı oyuncaklarda kullanılan boyaların uygunluğunu belirler. Bu standart; boyanmış yüzeylerin ağızla temasını konu alan ve ağır metal sınırlaması getiren bir standarttır. Oyuncak üreticileri bu standart uygunluğu çerçevesinde üretim yapabilir ve uygunluğu halinde üretime geçebilir.
Standartta bakılması gereken başlıca ağır metaller ; baryum, kadmiyum, arsenik, antimon, krom, kurşun ve civa olarak sıralanabilir.
Bu ağır metaller insan sağlığını tehdit ederken aynı zamanda ekolojik dengeyi de olumsuz yönde etkiler. Ayrıca bünyesi hassas olan çocuklar ağır metal oranı yüksek oyuncaklarla oynarken oyuncakları ağızlarına alma, el ile temas ettirme durumlarında büyük risk teşkil eder. Bu yüzden standart testler özellikle oyuncaklarda çok önemlidir.

Analizleri hangi cihazlar ile gerçekleştirilir?

Bu zararlı elementlerin analizleri günümüzde yaygın olarak Atomik Adsorpsiyon Spektrofotometresi (AAS) veya  Inductively Coupled Plasma – Mass Spectrometer (ICP-MS) sistemlerinde gerçekleştirilir.

Bu sistemler yüksek hassasiyet ve tekrarlanabilirlik ile doğru sonucu bizlere sunar. Sağlığımızı güvence altına alan bu sistemler eğitimli ve donanımlı analistler tarafından gerçekleştirilir. Kaliteli üreticiler ürünlerini yeterli analitik ekipman ve yetişmiş analist altyapısına sahip alanında uzman kuruluşlara yaptırırlar. Bunlar sizlere ulaşacak ürünün kalitesini güvence altına almak için gösterdikleri yaklaşımla ilgilidir. “Kalite asla tesadüf değildir” sözünü burada kullanmak isabetli olacaktır.

Evet, güvenilir ürünün üretilmesi ve size ulaştırılması için bu kadar ve yazımızda yer veremediğimiz bir bu kadar daha meşakkatli süreç bulunmaktadır.

Hep söyleriz; sağlığı güvence altına almak maliyetlidir ancak kaybettiğiniz sağlığı geri kazanmak çok daha maliyetlidir ve hatta hiçbir ücretin satın alamayacağı kadar maliyetli olabilir.

Siz siz olun söz konusu sağlığınız olduğunda kaliteden ödün vermeyin. Ürünlerin etiketlerini okuma alışkanlığı edinin ve aldığınız her ürünün etiketini dikkatlice okuyun. Gerekli standartlara göre üretildiğinden emin olduğunuz ürünleri tüketmeye özen gösterin.

Sağlıcakla kalın !…

 

 

Erhan ÇAKAN

 

 

Kaynaklar;

1- ailevecalisma.gov.tr/medias/10846/boya-%C3%BCretimi-sektoerue-rehberi.pdf

2- icp.hacettepe.edu.tr/nedir.shtml

 

Erhan ÇAKAN

Erhan ÇAKAN

1990 yılında Samsun'da doğdu. 2013 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Kimya Bölümü'nden mezun oldu. Yaklaşık 3 yıl UL Laboratuvarında LC-MS sistemlerinde Analist olarak çalıştı. 2017 yılında Intertek Test Hizmetleri şirketinde LC-MS sistemleri üzerine Analist olarak çalışmaya başladı.Sırasıyla Kıdemli Analist ve Teknik Uzman pozisyonlarında görev aldı. Halen Intertek firmasında Teknik Uzman olarak çalışma hayatına devam etmektedir.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.